1
Tem

Kalp Kirildiğinda Nasil Bir Ses çikar ?

   Yazan: admin   Kategori Kategorilenmemiş

Kalp Kırıldığında Nasıl Bir Ses Çıkarır Sizce ?

güvercinin telaşlı kanat çırpışındaki ses mi?

yoksa,
kelebeğin kanadındaki inadına sessiz bir çığlık gibi mi?

ya da, tuz-buz olan bir sırçanın
haykırışı gibi mi?

nasıl bir sestir ki,perişan eder bizi duyduğumuzda??

ne kalpler kırdık
bilmeden..
ya da bile bile……

ne setler koyduk aramıza bu kırılmış kalplerden de..

sonra aşmaya çabaladık durduk çok…

dokunmak istedik,ulaşamadık….

ulaşmak istedik,kendi ellerimizle kurduğumuz

setler engel oldu yine kendimize….. Devamını oku »

etiketler :

İstanbul, iki derya arasına kurulmuş, her sengi Acem mülküne değer efsane bir şehir. 324 yılında Büyük Konstantin tarafından kurulduğunda Roma İmparatorluğu’nun başkentiydi. 1453 yılına gelindiğinde ise Bizans’ın elinde kalan son topraklar buradan ibaretti. Devamını oku »

etiketler : , , , , , , ,
31
May

İstanbul’un fethinde açık kapı efsanesi

   Yazan: admin   Kategori istanbulun fethi

Bu yıl İstanbul’un fethinin 555. Yıldönümü. İstanbul’un fethi dünya tarihinin en büyük olaylarından biridir. Ancak Batılılar fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türkler’in eline geçmesini küçümsemek için İstanbul’un açık unutulan bir kapı yüzünden düştüğünü uydurup, kendilerini teselli etmişlerdi.Bu yıl İstanbul’un fethinin 555. yıldönümü. Ancak Batı hâlâ bu fethi unutamadı.
Devamını oku »

etiketler : , , , , ,
31
May

Telli Baba ,

   Yazan: admin   Kategori Biyografiler

Âşıklar diyarıdır İstanbul;
Nice aşklar yaşanır bağrında bu şehrin, nice saraylar, bahçeler, sokaklar barınak olur sevdalılara. Ümitsizce yaşanan aşklar, şiirlerde, şarkılarda saklanır.. .Kavuşanlar kavuşmanın kıymetini bilirler mi acaba? Yoksa ayrılık mıdır sevdayı aşka çeviren.
Devamını oku »

etiketler : , , , ,
31
May

ZUHURAT BABA HAZRETLERİ

   Yazan: admin   Kategori Biyografiler, istanbulun fethi

ZUHURAT BABA HAZRETLERİ

İstanbul’un fethi sırasında, Mutlu Kumandan ve Mutlu Asker saflarında yer almak için bu bahtiyarlar arasında yer alan isimsiz kahraman kumandanlar*dan biridir. Rivayete göre, İstanbul’un fethinden birkaç gün önce, ordu saflarında su sıkıntısı çekilmeye başlanmış. O sırada genç bir subay ortaya çıkıp, askerlere tas tas su dağıtmaya başlamış. Komutanlar, subay listesine bakmışlar. Onun adını göremeyince, şüphelenip kendisini sorguya çekmişler.

— Kimsin?

— Fatih Sultan Mehmed Han’ın ordusunda subayım.

— Yalan söylüyorsun.

— Yalan söylemiyorum.

— Adını ve suyu nereden bulduğunu söyle.

— Adımı söylerim ama suyu nereden bulduğumu söylemem.

— Tez yıkın şunu yere! Alın sırtındaki su tulumbasını! demiş. Komuta*nın dediğini yapmışlar, tulumu sırtından alınca içine bakmışlar. Ne görsünler? Uçsuz bucaksız deniz! Hayretler içinde kalmışlar. Sonra bir de bakmışlar ki, Zuhurat Baba ortalıklarda yok. Ertesi gün İstanbul fethedilmiş. Ordu Bakırköy sırtlarına geldiğinde, üze*rinde yeşil bir elbise, başında yeşil bir sarık olan bir zatın yerde yattığını gör*müşler. Bu zatın, orduya su dağıtan Zuhurat Baba olduğunu anlamışlar. Oraya bir mezar kazıp defnetmişler. Kabir, Bakırköy, Zuhurat Baba Caddesi’ndedir.

etiketler : , , , , , ,
31
May

Sultan Veled

   Yazan: admin   Kategori Biyografiler

Konya’da yetişen velîlerin büyüklerinden Sultan Veled’in tam adı Muhammed Sultan Bahaeddin Veled’dir. 24 Nisan 1226’da Karaman’da doğan Veled’in babası büyük Türk mutasavvıfı Mevlâna Celâleddin Rumi, annesi Semerkand’lı Şerafeddin Lala’nın kızı Gevher Hatundur. Annesinin Harzem prenslerinden olması dolayısıyla, Sultan Veled diye anıldığı rivayet edilir.
Devamını oku »

etiketler : , , , ,
31
May

Fethullah Gülen

   Yazan: admin   Kategori Biyografiler

Fethullah Gülen, 27 Nisan 1941′de, Erzurum ili, Hasankale (Pasinler) ilçesi, Korucuk köyünde dünyaya geldi. 1946 yılında ilkokula başladı ancak babasının 1949 yılında Alvar Köyü’ne imam olması ve ailesinin oraya taşınması nedeniyle ilkokulu bırakmak zorunda kaldı ve daha sonra dışarıdan tamamladı. 10 yaşındayken Kur’an’ı hatmeden Fethullah Gülen, 14 yaşında ilk vaazını verdi.

Devamını oku »

etiketler :
31
May

Hacı Bektaş-ı Veli (1281 - 1338)

   Yazan: admin   Kategori Biyografiler

Gerçek ismi, Seyyid Muhammed bin İbrahim Ata olan , Hacı Bektaş-ı Veli Horasan’ın Nişabûr şehrinde 1281 senesinde doğdu.

İlk eğitimini Şeyh Lokman-ı Perende’den aldı. Lokman-ı Perende,ahmet yesevi’nin halifelerinden olup, zahir ve batın ilimlerinde derin bilgilere sahipti. Bektaş Veli Lokman-ı Perende’nin gözdesiydi. Ve rivayetlere göre kendinde olağanüstü haller gerçekleşiyordu.

Devamını oku »

etiketler : , , , , , , ,
30
May

Tüp bebek

   Yazan: admin   Kategori islamda Aile Hayatı

Üzüntülerimizde, beklentilerimizde, yaşayışımızda, duâlarımızda bize lâzım olan en mühim anlayış “doğru tevekkül” anlayışıdır. Doğru tevekkül anlayışı; sıkıntımızı çözmek için insanlığın bilgi birikimi ve teknik düzeyi de dâhil Allah’ın bize ihsân ettiği, elimiz altında ve gücümüz dâhilinde bulunan tüm imkânlardan yararlanmak, elimizden geleni yapmak; sonrasını, elimizden gelmeyen kısmını Allah’ın takdirine, ilmine irâdesine, iznine, emrine, hikmetine bırakmak, Allah’ın işlerimizin en iyi şekilde takipçisi olduğunu bilmek, bu konuda Allah’a güvenmek ve Allah’ın taksîmine râzı olmaktır. Duâlarımızda Cenab-ı Allah ile iletişim kurarken, “İllâ da şöyle olsun! Mutlaka bunu böyle istiyorum!” tarzında aceleci, ısrarcı ve polemikçi bir üslubu değil, “Allah’ım benim duâm ve isteğim budur. Takdir Senindir; benim için hayırlı görüyorsan olsun! Senin hikmetine, takdirine ve taksimine râzıyım.” Tarzında Allah’a dayanıp güvendiğimizi duâlarımızın içine alan bir üslup kullanmalıyız.

Devamını oku »

etiketler : , , ,
30
May

Domuz etinin haram olma sebebi nedir?

   Yazan: admin   Kategori Dini Sorular ve Cevapları

Haramlar ve helâller için bir çok hikmet ve maslahat sıralanabilir şüphesiz. Ama bu hikmet ve maslahatlar illet yerine algılanamaz. İllet sadece Allah’ın bir şeyi emretmiş olması veya nehy etmiş olmasıdır.

Cenab-ı Hak domuz etini açıkça haram kılmıştır. Bu yasaklamanın hikmeti araştırıldığında domuz etinin pis olduğu, kirli ve atık maddelerle beslendiği, etinde kaynatmayla ölmeyen tenya bulunduğu, dişisine karşı kıskanç olmadığı… vs. gibi bir çok hikmet bulunabilir. Fakat bir mü’min için hikmet değil, illet önemlidir. Yani domuz etinden illeti nedeniyle (Allah nehy etti diye) uzak kalmak, hikmeti nedeniyle (zararından sakınmak niyetiyle) uzak kalmaktan çok daha efdaldir.

Bu, diğer emir ve nehylerde de böyledir. Ramazan orucunun bir çok hikmeti vardır. Hepsi de sıhhat için, vücut için, sosyal hayatın barış ve huzuru için güzeldir. Fakat biz bu hikmetleri için değil, illeti olan Hakkın emrini yerine getirmek için oruç tutarız. Eğer sırf hikmetlerini elde etmek niyetiyle oruç tutarsak bu oruç hâlis olmaz ve makbul olmaz.

Diğer yandan, kıskançlık duygusu insanlar için söz konusudur. Hayvanlar tabiatları ve yaratılışları itibariyle zaten kıskanç değildirler. Etini yediğimiz nice hayvan var; dişisi olsun, erkeği olsun, bir saatin içinde kaç defa eş değiştirebilmektedirler. Hayvanları insan ölçüleriyle hizâya getirmek onların tabîatlarına uygun düşmediği gibi, bize de bir ders vermez. Fıtrî de olmaz. Onları olduğu gibi, fıtratta bulduğumuz gibi kabul edeceğiz.

Bununla berâber, domuz etinin kıskançlığı öldürmesi bir vâkıa olabilir. Fakat domuz etinin sadece kıskanç olmaması nedeniyle haram kılındığını söylemek yeterli bir gerekçe teşkil etmez. Bu bir çok gerekçelerden sadece bir tanesi olabilir. Öyleyse tüm gerekçeleri bir yana bırakıp illetle yetinmek, yani sadece Allah’ın yasaklamış olduğu gerçeğini kâfi görmek en doğru olanıdır.

etiketler : , , ,
eXTReMe Tracker